Tasarruf Bilgi Değil Alışkanlık İşi: 12 Adımlık Yöntem
Neyin ucuz olduğunu bilmek yetmiyor. Tetikleyici kurmaktan ilerlemeyi ölçmeye, market alışkanlığını kalıcı biçimde değiştirmenin yolu.
Bora Erenel 3 dk
Tasarruf, bilgi eksikliğinden çok alışkanlık meselesi. Neyin ucuz neyin pahalı olduğunu bilen pek çok kişi yine de ay sonunda beklediğinden fazla harcadığını görüyor. Aradaki fark, bilginin davranışa dönüşmemesinden kaynaklanıyor. Market alışverişi, bu dönüşümü çalışmak için en uygun alanlardan biri.
Küçük ve ölçülebilir başlamak
Bütün alışveriş düzenini bir ayda değiştirmek gerçekçi değil. Tek bir davranışla başlamak daha kalıcı sonuç veriyor: örneğin her alışverişten önce liste yazmak. Bu tek alışkanlık oturduğunda, diğerleri kendiliğinden geliyor.
Tetikleyiciyi tanımlamak
Alışkanlıklar bir işaretle başlıyor. Listeyi yazma alışkanlığını, kahve içme ya da akşam yemeğini bitirme gibi zaten var olan bir eyleme bağlamak, hatırlamayı kolaylaştırıyor. Bu yönteme davranış biliminde alışkanlık istifleme deniyor.
Sürtünmeyi azaltmak
Bir davranış ne kadar kolaysa o kadar tekrarlanıyor. Alışveriş listesi uygulamasını telefonun ana ekranına almak, mutfağa kalem kâğıt asmak bu kolaylığı sağlıyor. Tersine, zorlaştırmak istediğiniz davranışlar için sürtünmeyi artırmak işe yarıyor.
Planı yazılı hâle getirmek
Zihinde tutulan niyetler kolayca esniyor. Haftalık kampanya listesine bakıp A101 Kataloğu gibi kaynaklardan seçtiğiniz kalemleri yazılı listeye geçirmek, planı somutlaştırıyor. Yazılı plan, markette karar verme yükünü de azaltıyor.
Kararı önceden vermek
Reyonda verilen kararlar, evde verilenlerden daha zayıf. Yorgunluk, kalabalık ve etiketlerin baskısı karar kalitesini düşürüyor. Neyi alacağınıza evde karar vermek, iradeye yüklenen işi büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
İlerlemeyi görünür kılmak
Her hafta ne kadar harcadığınızı bir yere yazmak, ilerlemeyi somut hâle getiriyor. Grafik ya da basit bir tablo, motivasyonu sürdürüyor. Görünmeyen ilerleme, kısa sürede terk edilen hedefe dönüşüyor.
Mükemmeliyetçilikten kaçınmak
Bir hafta plandan sapmak, sürecin bittiği anlamına gelmiyor. Alışkanlık araştırmaları, tek bir aksamanın etkisinin küçük olduğunu; asıl sorunun aksamadan sonra tamamen vazgeçmek olduğunu gösteriyor. Ertesi hafta kaldığınız yerden devam etmek yeterli.
Ödül mekanizması kurmak
Tasarruf edilen tutarın küçük bir bölümünü keyifli bir şeye ayırmak, süreci sürdürülebilir kılıyor. Tamamen kısıtlamaya dayanan planlar kısa sürede terk ediliyor. Ödül, davranışın tekrarlanmasını sağlayan en güçlü unsurlardan biri.
Çevrenin etkisi
Aynı evde yaşayan kişilerin alışkanlıkları birbirini etkiliyor. Planı tek başına uygulamaya çalışmak yerine paylaşmak, başarı ihtimalini artırıyor. Ortak hedef, bireysel iradeden daha güçlü bir destek sağlıyor.
Altı hafta kuralı
Yeni bir davranışın otomatikleşmesi kişiden kişiye değişiyor ama birkaç haftalık düzenli tekrar genellikle belirgin fark yaratıyor. Bu süre boyunca vazgeçmemek, sonrasında çabanın azalmasını sağlıyor. Zorlanan dönem, sürecin başlangıcında yoğunlaşıyor.
Sonucu ölçmek
Üç ay sonra market harcamasını başlangıçla karşılaştırmak, emeğin karşılığını gösteriyor. Rakam beklenenin altındaysa hangi adımın uygulanmadığını görmek mümkün. Ölçüm, alışkanlığın sürdürülmesini sağlayan geri bildirim döngüsünü tamamlıyor.
Kendine karşı dürüst olmak
Plan tutmadığında sebebini dışarıda aramak kolay. Oysa çoğu zaman sorun, baştan gerçekçi olmayan bir hedef koymakta. Kendi tüketim alışkanlıklarınızı olduğu gibi kabul edip planı ona göre kurmak, sürdürülebilir tek yol. Gerçekçi bir plan, mükemmel bir plandan her zaman daha çok işe yarıyor.
Bir ay deneme süresi
Yeni bir düzeni kalıcı ilan etmek yerine bir aylık deneme olarak tanımlamak, direnci azaltıyor. Deneme sonunda işe yarayanı sürdürmek, yaramayanı bırakmak mümkün. Bu yaklaşım, değişimi bir zorunluluk olmaktan çıkarıp bir seçime dönüştürüyor.