Nevruz terimi, köken olarak Farsça'dan türemiş olup "yeni gün" anlamını taşır. Binlerce yıl öncesine uzanan geçmişi ile bu bayram, özellikle Türk, İran, Kürt ve Orta Asya halkları için büyük bir öneme sahiptir. Eski Türk toplulukları arasında Nevruz, doğanın canlanması ve yeni yılın başlangıcı olarak değerlendirilmektedir.
Göktürkler dönemine ait bazı efsanelerde ise Nevruz, Ergenekon'dan çıkışın simgesi olarak betimlenir.
Bu yüzden Nevruz, yalnızca mevsimsel bir kutlama olmanın ötesinde, kültürel ve tarihi bir sembol olarak da önem taşır.
Her yıl 21 Mart'ta gerçekleştirilen Nevruz Bayramı'nın resmi tatil olup olmayacağı gündeme gelmektedir.

NEVRUZ BAYRAMI RESMİ TATİL OLACAK MI?
Türkiye'de "Bahar ve Kardeşlik Bayramı" olarak kutlanan Nevruz, şu an resmi tatil statüsünde yer almıyor.
Ancak bu yıl Ramazan Bayramı ile çakışması nedeniyle tatil olacağı belirtiliyor. İşte Nevruz Bayramı sırasında gerçekleştirilen ve bolluk bereket getirdiğine inanılan gelenekler:
BOLLUK VE BEREKETİ TEMSİL EDEN NEVRUZ GELENEKLERİ
1. Ateşten Atlama (Arınma): Nevruz'un en yaygın ritüellerinden birisidir. Yakılan ateşin üzerinden üç kez atlanırken, "Ağırlığım, uğurluğum sende kalsın" ifadesi söylenir. Bu uygulamanın, kişiyi hastalıklar ve olumsuzluklardan temizleyeceğine dair inanç vardır.
2. Semeni Çimlendirme (Bolluk): Nevruz öncesinde, küçük kaplarda buğday veya arpa ekilmektedir. Bayram günü yeşeren bu "Semeni"ler, sofranın başköşesine yerleştirilir. Yeşil görünümü, tarımda bereketli bir yılın ve rızkın simgesi olarak kabul edilir.
3. Yedi Sin (Haft-Sin) Sofrası: Fars ve Orta Asya kültürlerinde yaygın olan bu gelenekte, "S" harfi ile başlayan yedi çeşit yiyecek (Sarımsak, Elma, Sirke vb.) bulunur. Bu yiyecekler, sağlık, sabır ve aşkı temsil eder.
4. Yumurta Tokuşturma: Rengarenk boyanan yumurtalar, bolluk anlamına gelir. Aile bireyleri arasında gerçekleştirilen yumurta tokuşturma yarışları, dayanışmayı ve yeni hayatın başlangıcını kutlar.
5. Nevruz Suyu ile Yıkanma: Sabahın erken saatlerinde kalkıp akarsulardan getirilmiş taze suyla el ve yüz yıkamak ya da hayvanların üzerine su dökmek, tüm yılı canlı ve taze bir şekilde geçirmeyi sağladığına inanılır.
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi